
Rabbini bilen bir nesil
Temmuz 2, 2007
Cehâlet’ insanın en büyük düşmanı; bunda hiç şüphe yok. Ancak şu soruyu enine boyuna düşünüp, lafı eveleyip gevelemeden makul bir cevap bulmak zorundayız artık: “Kimden ve neyden cehâlet, neyi bilmemek en büyük düşman, en dehşetli musibet, en korkunç belâdır?..”
Zaman, kesret zamanı: Nazarı dağıtacak, aklı ve kalbi karıştıracak, fikrî hercümerce sebep olacak, yığınla malzeme mevcut piyasada. Daldan dala atlayıp günde binlerce heber ve mevhum bilgi ile karşılaşan insanın cehâletten kaçayım derken örtülü bir cinnete kapıldığından maalesef haberi yok!.Bu âhirzamana mahsus tersyüz oluş, kendini âlim zanneden câhillere rağbeti ve adına bilgi yahut kültür denilen örtülü cehâlete olan alâkayı artırıyor. Havadaki sefih cehâlet bakterileri, gurur ve enâniyet mikroplarıyla ortak olup imansızca ve amansızca ‘hikmet’in yegane menbaı olan kalp dairelerini şiddetli bombardımana tâbî tutuyorlar ve derûnî ihtilallerle tamiri imkânsız ruh dengesizliklerine sebebiyet veriyorlar!…
Sonsuz arzuları ve hudutsuz ihtiyaçları olan, bununla birlikte sınırsız düşmanları, hadsiz elemleri bulunan insan kalbi, fâni mâşuklarla tatmin olmadığı gibi fenâ mülküne dâir bilgilerle de doymuyor. Kendini tanımayan insan ise bu açlığından bîhaber! Açlığından haberdar olmadığı için de ‘hikmet’ taamına iştahsız! Oysaki ‘hikmet’in, hakiki ilmin, gerçek bilginin anahtarı özünde saklı, derûnuna yerleştirilmiş, cevherine dercedilmiş…
İnsan, kendini bilse kendini ve kendisi gibi milyarlarca insanı ve hudutsuz varlıkları yaratıp terbiye edeni de bilecek, bulacak… O’nun isim ve ünvanlarını bildikçe dirilecek; bir bir ilimlerin kapıları kendisine aralanacak, cehâlet kuyusunun ağzı kapanacak. Kâinâtın formülünü bulmanın eşsiz huzûrunu ve kalbinin Samed aynasına kavuşmasının engin sükûnunu yaşayacak…
O’nu tanıdıkça O’nun istediği renge boyanacak, Onun talep ettiği kisveye bürünecek. Yaratılışına uygun bir hâlde olmanın ve o minval üzere hareket etmenin neticesi, ‘maksimum randıman’ noktasına ulaşacak. ‘Ahsen-i Takvîm’ özelliğinin tüm alâmetleri bir bir üzerinde görünecek ve görülecek. O’nu tanıdıkça kendini bilecek, kendini bildikçe O’nu tanıyacak. O’nu bulunca her matlûbunu, her arzusunu bulacak, hadsiz minnetlerden ve korkulardan kurtulacak…
“Ben O’na inanıyorum! Ben Allah’ın varlığını biliyorum!” deyip sadece bu iman ve bilgi ile iktifâ etmenin ne büyük bir eksiklik olduğunu, hakikaten O’nu tanımanın, ‘mârifetullah’a ermenin en büyük olgunluk olduğunun farkına varacak…
Muhyiddin-i Arabî’nin, Fahreddin-i Râzî’ye mektubunda dediği: “Allah’ı bilmek, varlığını bilmenin gayrıdır” cümlesinin sırrını ancak o zaman öğrenebilecek…
Ve ancak o zaman Kur’ân’ın niçin üçte birisini ‘Tevhid’ mevzûuna ayırdığını anlayabilecek…
Ve yine cemiyetin cehâlet esâretinden azade olmasının tek yolunun ‘Rabbini bilen bir nesil’ yetiştirmekten geçtiğini o vakit görebilecek…
Entry Filed under: Bebeğim ve Ben, Doğuda, Batıda İslamda Kadın, Ergenlik, Evlilik, Eğitim, Gelin, Hayat ve Kadın, Peygamber efendimiz, Siyer, Sorular-Cevaplar, Sorumluluklar, Sünnet, Tesettür, Toplumun Cevherleri, Âilemiz, Çocuk Odası, Çocuğum ve Ben, İctimai Nizam. .
2 Comments Add your own
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed
1.
son ikaz | Temmuz 3, 2007 at 6:58 am
bu sana son uyari
artik seni amelinle basbasa birkaiyorum okursun dusnursun vede anlartsin diye son kez sana yaziyorum
iyio oku. baksa birne yazdigim yaziyi aynen koyuyorum ki ihtimal bu snede olabilirisn siteni bloigunu kjaldir gucun yaetiryorsa gucun yetmiyorsa hayaiszliklarta son ver:
Unutma cennet nefse agir gelen belki de zorluklarla cevrirli cehenenme de nefse hos gelen cezbidi seylerle sernin inetrnette bulunman vede yazman sohbet etmen sana hos geliyor ama yazdiklarinla amel etmen sana agir geliyor..
aklini kullan vede bile bile hem kendini hem baskalrini atese atma.
sen bu box i koymussun…
yorum koymsusun
ben sana yorum yazacagima oturup gunluk nafile ibadetimi de yapabilirdim ki bu bana yorum yapomakatan daha fazla sisime yaradi….
uayrdimkn seni alalh icin. karsilikta beklemiyorum en azindan gucun yettigince son ver. doyecegimi deidm beni bekleme vede istersen desin emaille gecrek anlamda yasiyorum diye ki dmeene gerek yok. yerterki sen yasa. tamam mi?
vede sunu unutma sahabe vede esleri cocluk cocugunu bu ortama salar miydi. Buyuk zatlar Abdulkadir geylani hazretleri eslerine sen benim talableeri irsad et dmeismiydi?
Yada naksi bendi hazretleri esine kizina bugun bizim ta;labelere sohbet et demismiydi?
Iliknde islam yeni yayailiyordsu ianan azdi buna ragmen kisme eslerini kiz cocuklarini senin yaptigini yaptirmiyordu tanaiumdigi bilemdigi insnalarla muhatab olmalari.
Ikincisinde islam gucluydi nibetten gene senin bu yaptigin yola kisme bas vurmadi .
Ynalis yapiyor yanlis cigir aciyorsun
Yanlis yapiyorsun ianan cooo…oook yanlis yapiyorsun.
“O”nun icin uyardim
sende “O”nun icin kendini duzelt
kendine gel
selmaetle
hakkimi helal ettim
fakat muminlerin hakki ne olur ahirtete hesabin ne olur bilemiyoirum ki benim icicmden gecen cok cetin olacagi yonunde sayet tevbe etmez bu hayaiuszliklarina son vermessen.
Zaten bunu yapmassan kuvvetli hissiyatim o ki basiniza bu beyinsiszliginiz yuzunden cpok cetin bir azab gelecek vede bu cetin azabla ugrasmaktan hayaislzikl ayapmaya olanka builamayacaksiniz?
siz bilirsiniz
BNilem iyorum artik daha vakit var mi? yok muk?
umulurki vardir vede tyopluca bu hayaiszklarinizdan tevbe edersiniz vede istemessende enazidna bu ahaysizklarini durdurrusun
yazdiklarimi iyi dusun seametle….
(hz ebubekir ra.a peygamber s.a.v dens onra oncelikli olarak ne iannamayanlarla ne yalanci peygamberlerle mucadele etti zekatinbi vermeyenlerle mucadele eyttti kafana gore hois olmayan sekilde bu yaptiginla coook yanlis ypamkltasin)
2.
ihanım | Temmuz 4, 2007 at 6:15 am
Dediklerini birde tercüme et bre akılsız!