Gelişimsel kalça çıkığı teşhis ve tedavisi

Mayıs 6, 2009

Son yıllarda görülme sıklığı azalmış olmasına rağmen gelişimsel kalça çıkığı ülkemizde hala ciddi bir sağlık problemi olmaya devam etmektedir. Ülkemizde her 1000 doğumda 4-5 olguda bu hastalığa rastlanmaktadır. Bu oran dünya ortalamasının yaklaşık 3-4 katıdır. Ülkemizdeki oranların yüksek olmasında kuşkusuz kundak uygulamasının payı büyüktür.

Gelişimsel kalça çıkığında hormonal, genetik ve çevresel bazı risk faktörlerinin etkisi sonucu kalça eklemini oluşturan uyluk kemiği başı ile leğen kemiğindeki yuva arasındaki uyumun bozulması söz konusudur. Sonuçta uyluk başı yuvadan tamamen (lukse) ya da kısmen (sublukse) çıkar. Bazen de kalça yerinde kalır.

Risk faktörleri nelerdir?

Bu hastalığın oluşmasında birçok risk faktörü suçlanmıştır. Ancak bugün için bildiğimiz, bu hastalığın kız çocuklarında görülme sıklığı, erkeklere göre 6-9 kat daha fazladır. ilk doğumlarda (hastaların % 60′ı ilk doğum), aile bireylerinde kalça çıkığı olanlarda doğum sırasında ters bir şekilde gelen bebeklerde, doğumsal ayak veya boyun eğriliği deformitesi olanlarda ve bazı ırklarda (Kafkasyalı ve Amerika yerlilerinde daha sık) daha fazla rastlandığı bilinmektedir.

Hastalığın bulguları hastanın yaşına göre değişmektedir. Yürüme çağı sonrasındaki bulgular kısalık, topallama, ördekvari yürüyüş gibi herkes tarafından kolaylıkla fark edilebilen bulgulardır. Ancak bu bulgular saptandığında genellikle hastalığın tedavisinin daha zor olduğu bir döneme girilmiş olur. Bu yüzden tedavinin daha kolay olduğu erken döneme ait bulgular daha önemlidir. Yürüme öncesi dönemde hastalığın ağrı ya da rahatsızlık verici belirgin bir bulgu vermemesi nedeniyle aile tarafından tanınması zordur. Ancak dikkatli bir ebeveyn hastalıkla ilgili ipuçları yakalayabilir.

Belirtileri bebeklik döneminde nasıl anlaşılabilir?

Bu dönemde bebeğin uyluğundaki cilt katlantılarında asimetrik bir durum saptandığında, bebeğin kalça hareketleri sırasında klik sesi duyulduğunda, bebeğin alt silme ya da bezlenmesi sırasında bacağını her iki yana doğru açtığında bir ya da iki tarafta kısıtlılık görüldüğünde, sırtüstü yatarken dizler ve kalçalar 90° bükük pozisyonda dizler arasında yükseklik farkı olduğunda, bebeğin ayağında ya da boynunda deformite saptandığında ve çocuğun yürümesi geciktiğinde kalça çıkığından şüphelenilmelidir.

Gelişimsel kalça çıkığının tanısının konulmasında iyi bir fizik muayene en önemli aşamalardan birisidir. Fizik muayenenin tabii ki hekim tarafından yapılması en uygundur ancak ebeveynlerin de çıkık konusunda bilgili ve uyanık olmasında fayda vardır. Çıkığın, kalçanın fizyolojik gelişiminin herhangi bir evresinde oluşabileceği bilinmeli ve çocuğun doğum sırasında normal muayene bulgularına sahip olabileceği unutulmamalıdır. Bu yüzden çocuk ilk muayenesinde normal bulgulara sahip olsa da ailesi tarafından gözlenmeli, ayrıca her aylık kontrolünde doktoru tarafından kalçası muayene edilmelidir.

Erken teşhiste tedavi kolaylaşır

Hastalık erken evrelerde (0-6 ay) tanınabildiğinde basit bir bandajlama (en sık kullanılanı Pavlik bandajıdır) yöntemiyle ile kısa sürede ve % 95 oranında tamamen normal kalça ile sonuçlanacak bir şekilde tedavi edilebilir. Daha geç evrelerde fark edildiğinde ise kalçadaki patolojinin ağırlığına göre genel anestezi altında alçılamayla ya da zor ve karmaşık tekniklerin uygulandığı cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Cerrahi uygulanan çocuklarda da alçı uygulanmaktadır. Geç evrelerde tedavi edilen olgular hem hasta hem çevresindeki insanlar için çok daha zorlu bir süreç gerektirdiği gibi tedavinin sonuçları da erken evrelerdeki kadar iyi olmamaktadır.

10 yaşından sonra ise hastalığın tedavisinde yapılabilecek çok etkili bir yöntem bulunmamaktadır. Bu yaştan sonra uygulanacak tedavi, ileride gelişmesi muhtemel kireçlenmeyi geciktirici ameliyatları ve kireçlenme gelişen vakalarda ise kalçanın dondurulması ya da kalçaya protez konulmasını içeren ameliyatları içermektedir.  Bu ameliyatlar hastanın hayatında ciddi kısıtlamalar getirdiği gibi beraberinde birçok risk de taşımaktadır.

Bebeklerdeki kundak uygulamasına dikkat!

Kalça çıkığı olgularının azaltılmasında hastalığın gelişmesinin engellenmesi tedaviden çok daha etkili bir yöntemdir. Burada ebeveynleri uyması gereken bazı kuralları hatırlatmakta fayda vardır. Bunlardan en önemlisi ülkemizde kullanım sıklığı azalsa da hala başta kırsal kesimde olmak üzere tüm kesimlerde kullanılan kundak uygulaması hakkındadır. Kundak uygulamasının hiçbir faydasının olmaması bir yana, bebeğin normal kalça gelişimi için gerekli olan pozisyonun (kalça ve dizlerin bükük ve birbirinden uzak olması) tam tersi bir pozisyon sağlayarak kalça çıkığının oluşması için ciddi bir zemin hazırladığı bilinmelidir.

Ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler

Bu yüzden bebeklere kundak uygulamasından kaçınılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir husus da çocuklara dar ve küçük giysilerin giydirilmesi konusudur Bu da aynı mekanizmayla kalça gelişimini olumsuz etkileyerek çıkıklara zemin hazırlayabilir.

Çocuklara geniş ve rahat giysiler giydirilmeye özen gösterilmelidir. Ülkemizde yanlış bir inanış da ara bezlerinin bacaklarda eğriliğe yol açtığı düşüncesidir. Ara bezi kullanmayla bacaklardaki eğrilik arasında hiçbir ilişki olmadığı bilinmeli ve bebeklerde geniş ara bezleri kullanılmalıdır. Geniş ara bezi kalçalarda fizyolojik gelişimi uyarır. Ebeveynlerin dikkat edeceği bir diğer husus da bebeğin taşınma şekli ile ilgilidir. Bebek taşınırken bacakların birbirinden ayrık şekilde taşınmasına dikkat edilmelidir. Bebekler ayaklarından tutulup baş aşağı sarkıtılmamalı, dizlerdeki bükülmeyi açmaya çalışmamalı ve bunların da çıkabilir bir kalçayı çıkık bir duruma getirebileceği unutulmamalıdır.

Görüldüğü gibi gelişimsel kalça çıkığının tanısı, tedavisi ve önlenmesi hekim ve ebeveyn işbirliğini içeren disiplinli bir yaklaşım gerektirir. Unutulmaması gereken kalça çıkığının bizlerin de bazı noktalarını etkileyebildiğimiz gelişimsel bir süreç sonunda meydana geldiğidir. Bu süreçte en zor aşama çıkmış bir kalçayı yerine koymaktır. Oysa basit kurallara uyulmakla kalça çıkığı büyük bir oranda önlenebilir ve zorlu tedavi seçeneklerinin hiçbirisinin uygulanmasına gerek kalmayabilir.

Opr. Dr. Abdullah Demirtaş

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Entry Filed under: Sağlık & Yaşam,Şifalı Bitkiler, Tıbbîye/Sağlık. Etiketler: , .

1 Comment Add your own

  • 1. nuray demir  |  Ağustos 31, 2009 at 12:59 am

    slm .benim sol kalça kemiğimde çıkık olduğu tesbit edildi .iki yıl boyunca iki spiralle yaşamışım .acaba spiral sebep olablirmi.yaşım 34 .bi ay ağrı çektim ve çekildiğim röntgen filminde farkedildi.son bi ayda ağır darp almadım .eskiden olmuş olabilirmi .olduysa geç farkedilebilmesi normalmi.cevaplarsanız sevinirim .şimdiden teşekkürler

    Yanıtla

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kategoriler

Son Yazılar

Aile Danışmanı Fatma Tuncer Yazıları

Son Yorumlar

tijeen on Nazar Köşesi :)
cansel on Hz.Ali’nin (k.v.) dilinden…
murat on Cünüplükle ilgili Sorular
Eşarp on Tesettür Giyim-1
fatma on ihanimwordpresscom-hijab-200

Popüler Yazılar

Etiketler

Aile bebek bebek odası bebek süsleri beşik bilim bilinçli anne baba Cinsellik Doğum Kontrol ekitap erkek erkek odası erkeğin kadına arkadan yaklaşması ev hali evimiz evlat günah Hamilelik hanımlar haram hayırlı ilim ilmihal islam Kadın kadın ilmihali kadınlar karyola karı kitap koca kul Kuran kuranı kerim kız odası nikah Nişan sağlık yatak Âilemiz Çocuk Odası çocuk çocuğum İslam soruları şerli

RSS Bizim aile

Arşiv

Blog İstatistikleri